EL-KAVİYY

Güçlü olmak, gücü yetmek, bir işi gerçekleştirmek için aklen ve bedenen yeterli olmak anlamındaki kuvvet kökünden bir sıfattır. Allah için kullanıldığında her şeye gücü yeten, kudret sahibi demek olur.

  Kavî  Kur’an-ı Kerim’de 11 yerde görülür. Bu 11 yerin 9’unda Allah için kullanılır. Hiçbir yerde tek başına, bir terkip oluşturmaksızın gelmez. Geldiği iki yerde şedidül-ıkab
() ile (Enfal 8/52, Gâfir 40/22) diğer yedi yerin hepsinde aziz () ile (Hud 11/66, Hacc 22/40-74, Şura 42/19, Hadid 57/25, Mücadele 58/21, Ahzab 33/25) terkip oluşturur. Oluşturduğu bu terkiplerle de Cenab-ı Hakk’ın daima istediği işi yapmaya gücü yeten olduğu anlatılır.

  Bir ayet-i kerimede de Cenab-ı Hakk’ın kudret sahibi olduğu zülkuvve () şeklinde ifade edilmiştir. Zariyat 51/58

  Kavî ismi, Cenab-ı Hakk’ın dostlarına yardım etmeye ve düşmanlarından intikam almaya gücünün yettiğini, küçük ve büyük her güçlü varlığı zayıf ve zelil kılmaya gücünün yettiğini anlatır. Bu açıdan bakıldığında Allah’tan başka gerçek kavî yoktur. Güç sahibi olanlara sahip oldukları gücü geçici olarak veren ve onları bu güçten faydalandıran Allah’tır.

  Hattabî, kavî, kâdir (gücü yeten) anlamında olabileceği gibi, herhangi bir şekilde âcizliğin kendisine hâkim olamadığını tam ve mutlak güç sahibi anlamında da olabilir. Allah’ın dışındaki varlıklar her ne kadar güç sahibi olarak nitelenseler de bunların gücü sınırlı ve sonludur. Birçok şeylere güçleri yetmez.

  KUVVET: Sözlükte bir işi yapabilmek, bir şeye gücü yetmek anlamında masdardır. Güç, kuvvet, takat, yetenek, meleke manalarında da isimdir. Canlı varlığın işleri yapma, başarma kapasitesi ve yeteneğidir. Sözlükler de zaaf’ın karşıtı olduğu belirtilir.

  İbni Sina, canlıda bulunan ve ondan hareket cinsinden irade ya da iradesiz çeşitli fiillerin meydana gelmesine imkân sağlayan mananın kuvvet diye adlandırıldığını söyler. Bu anlamada kuvvet her türlü fiilin ilkesi olmakta ve iradeye bağlı olarak dilediğinde yapma dilemediğinde yapmama imkânı manasındaki kudreti de içermektedir. Böylece kudrete nisbetle bir ziyadelik ifade etmektedir. Zira kudrette sadece iradeye bağlı bir hareket söz konusudur. Ayrıca kuvvet, canlının çeşitli fiilleri yaparken fiiline engel mahiyetindeki şeylerden etkilenmesini ve fiilini kolaylıkla yapabilmesini de belirtmektedir, çünkü etkilenme zaafı, yani kuvvetin yokluğunu gösterir. Nitekim ancak engelleri aşabilenlere güçlü denir.

  Psikolojide kuvvet canlı cismin çeşitli fiillerinin ilkesi olması açısından nefis için kullanılmıştır. Nefis, canlı cismin bilfiil, beden ise bilkuvve dayanağıdır. Nefsin bedenî organları kullanarak gerçekleştirdiği güçleri vardır. Bunlar nefsin nebatî güçleri, idrak güçleri ve muharrik güçleri olmak üzere üçe ayrılır. Nefsin nebatî güçleri canlılığın devamını ve gelişimini sağlayan beslenme, büyüme, üreme ve bunlara yardımcı olan diğer güçlerdir. Nefsin idrak güçleri hissî idrak güçleri ve aklî idrak güçleri olma üzere iki türlüdür. Hissî idrak güçleri de dış idrak güçleri (beş duyu) ve iç idrak güçleri diye ikiye ayrılır. Akl3i idrak güçleri nazarî ve amelî olmak üzere iki kısımdır. Nefsin muharrik güçleri ise eylemi yapan ve iradeyi doğuran güçler olmak üzere iki türlüdür.

  Ragıp el-Isfahânî, Kur’an-ı Kerim’de kuvvet kavramının dört şekilde kullanıldığını söyler;

1-Bedenî güç, kuvvet anlamında;
         
 Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve Bizden daha kuvvetli kim var? dediler. Fussilet 41/45

2-Kalp kuvveti, irade gücü anlamında;
                           
 Ey Yahya. Kitab’a vargücünle sarıl dedik. Meryem 19/12

3-Dışarında, başkalarından gelecek yardım;
   
 Lût, keşke benim size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı veya güçlü bir kaleye sığınabilseydim dedi. Hûd 11/80

4-İlâhî kuvvet anlamında;
   
Allah’ın (yardımı) savaşta müminlere yetti. Allah güçlüdür, mutlak galiptir. Ahzab 33/25

  Bugünkü fizikte kuvvet, duran bir cismi harekete geçirebilen, hareket etmekte olan bir cismi durdurabilen, cisimlerin hızını ve şeklini değiştirebilen etki diye tanımlanır. Kendisi ancak ortaya çıkardığı tesiriyle anlaşılabilir. Newton’un ikinci kanunu “bir cismin ivmesi cisme etkiyen dış kuvvetlerle orantılıdır” şeklindedir.

  Kuvvetin cisimlerin hareketleri üzerindeki etkileri olarak da şunlar belirtilir: Kuvvet etki ettiği cisimlere hareket kazandırır. Kuvvet cisimlerin hızını değiştirir. Hareket eden cisimlerin yönlerini değiştirebilir. Cisimlerin şekil değiştirmesine neden olabilir. Cisimler üzerinde döndürme etkileri bulunur.

  Aleyhissalâtü vesselâm efendimiz Enfal Suresi 60 ayeti;
       
“Düşmanlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet hazırlayın, savaş atları yetiştirin” minberde okumuş ve devamında da
                                 
 “Haberiniz olsun kuvvet atmaktir" diye üç kez tembihte bulunmuştur. Hanbel, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Dârimî
     
 Şu beş sözü söylemek size gerekir; Sübhanallah, elhamdülillah, lâ ilâhe illallah, allahuekber, velâhavle velâ kuvvete illâ billah
           
 Ebu Zer (r.a.) anlatıyor: Rasûlullah (s.a.v.) bana: Sana cennet hazinlerinden bir hazine vereyim mi? Buyurdular. Evet ey Allah’ın Rasûlü  dedim: Lâ havle velâ kuvvete illâ billah (gerek ibadet için gerek dünyevi işlerim için muhtaç olduğum) bütün güç kuvvet Allah’tandır de buyurdular. Ktb. Stt. Trcm. 17/7145

  Kavî isminin Cenab-ı Hakk hakkında ifade ettiği anlamlar;

1-Her şeye gücü yetendir,
2-Gücü karşısında durabilecek, direnebilecek, gücünü zorlayabilecek hiç kimse yoktur,
3-Dünyada güçlü bilinenlerin güçlerini veren, alan, etkili kılan… odur,
4-gücünü Allah’tan almayan hiçbir varlık yoktur.

  Peygamberimizin (s.a.v.) bu isimden nasibi;

1-Cenab-ı Hakk’tan başka kavî tanımazdı. Tanımadığını sadece lisanen değil eylemleriyle de ifade ederdi.
2-Allah’ın kuvvetini göndereceği bir hayat tarzına sahip olmaya çalışırdı,
3-Lâ havle velâ kuvvete illa billah’ı sıkça söylerdi,
4-Ümmetine de bu sözleri tavsiye ederdi,
5-Güçlü olmanın insanın olumsuz davranışlarına engel olmakla ilgili olduğunu söylerdi.

  Biz kullara düşenler;

1-Allah’tan başka güç ve kuvvet sahibi tanımamak,
2-Kendimizde geçici olarak bulunan kuvvetlere değil baki olan Allah’ın gücüne dayanmak, bağlanmak,
3-Allah’ın dışında güçlere, güç sahiplerine, güç sebeplerine güvenmemek,
4-Allah’ın kuvvetini hep yanında hissedeceği bir hayat tarzına sahip olmak,
5-Lâ havle …. devam etmek,
6-Her hususta zaafa düşmekten kavî olan Allah’a sığınmak.

Ana sayfa